TEVRAT'IN GİZEMLERİ
İsrail Halkının Sırları

 

Kur'an Yasaları
Kitap Adı TEVRAT'IN GİZEMLERİ
İsrail Halkının Sırları
Yazar Kemal Salîbî
Türkçesi Hafize Toparslan
Tasarım STEP
Baskı/Cilt STEP
Sayfa 216
Basım Tarihi Şubat 2021
Baskı 1. Baskı
ISBN 978-605-5222-91-8
Ebat 16 x 23 cm
Kağıt Ivory
Kapak Kuşe Kapak
Fiyat 50,00TL

TEVRAT'IN GİZEMLERİ
İsrail Halkının Sırları

Tanaḫ’ın ya da birçokları tarafından Eski Ahit olarak işaret edilen metnin radikal bir yeniden yorumlamasını mümkün kılacak dikkate değer bir keşifte bulunduğuma inanıyorum. Söz konusu keşif basitçe, Kitāb-ı Mukaddes’in nesiller boyu araştırmacılar tarafından kabul edildiği gibi Filistin değil Batı Arabistan kökenli olduğu şeklindedir. Nesillerdir saygı duyulan coğrafi varsayımdan sarsıcı biçimde ayrışan iddianın kanıtı ileriki bölümlerde ortaya konulmuştur. İddiam, temelde şimdiye kadar ısrarla yanlış tercüme edilen Kitāb-ı Mukaddes yer isimlerinin dilbilimsel analizine dayanmaktadır. Teknik olarak isimlerle ilgilenen, ya da belki daha isabetli bir ifade ile toponomik analiz olarak bilinen bu süreç, iddiamın üzerine inşa edildiği temeldir. Ortaya koyduğum keşfin araştırmalar tarafından doğrulanmadıkça nazari olarak kalması gerektiğini rahatlıkla ifade edebilirim.
Kumaşları aynı iplikten dokunmuş olsa da efsane bir tarih değildir. Her ikisi de olguyu tasvir etmeye çalışan iki ayrı gerçekliktir. Tarih, çoğu zaman sıkıcı olma derecesinde olgusaldır; kanıt olmadan konuşmaz ve sadece kanıtlar arasında mantıksal örüntüler kurmaya çalışır. Efsane ise hayale sonsuz kapı aralar; tarihin kaynağından beslenir ama bu kaynaktan -işin özüne değinmeye ihtiyaç duymaksızın- öykülerde olduğu gibi kurgular meydana getirir. Tarihin kuru anlatımına karşın efsanenin anlatımı şiirseldir; gerçekliği bilmeceler ve sembollerle betimler. Tarih tek tek bilim insanlarının işi iken efsane halkların muhayyilesinin bir ürünüdür. Efsanede kavimler, milletler, kabileler, ülkeler, medeniyetler, bu toplulukların isimlerini taşıyan ve bunların mizaçlarını yansıtan erkek ve kadın karakterlere, tanrılara ve tanrıçalara dönüşür. Tarih siyasi anlaşmalardan ve kabile ittifaklarından veya toplu göçlerden, halklar, milletler ve medeniyetler arasındaki çekişmelerden ve savaşlardan bahseder. Efsanede ise anlaşmalar, kahramanlar arasındaki dostluklara, kabileler arası ittifaklarsa düğünlere, toplu göçler, gizemli seyahatlere, siyasi çekişmeler, düşmanlıklara veya ayrılıklara, savaşlar, düellolara ve bu çekişmelerin ve savaşların siyasi ve ekonomik nedenleri, namus, şeref ve saygınlık meselesine dönüşür.